yöntemlerle yıkanıp hazırlanır

Yumurta takibi (folikül ölçümü) nedir?
Folikülo-metri kelimesi folikül-ölçümü anlamına gelir. Folikül kadın yumurtalıklarında (over) yumurta hücresini içeren küçük keseciklerdir. Kadında yumurtalıklarda çok sayıda folikül bulunur ve bunlardan her ay bir tanesi büyüyerek çatlar içerisinden yumurta hücresi (oosit) atılır. Atılan yumurta hücresi tüp içerisine ilerler ve sperm ile birleşirse döllenme meydana gelir. Folikülometri yani yumurta ölçümü yumurtalıkta büyüyen folikülün aşama aşama boyutlarının ölçülmesidir. Folikülün büyüme takibi yapılarak boyutlarındaki artışa göre ilaçların dozu arttırılır veya azaltılır veya folikülün çatlaması için ilaç (çatlatma iğnesi) yapılır.

Yumuta takibi (folikül ölçümü) nasıl yapılır?
Genellikle vajinal ultrason (halk arasında alttan ultrason yapmak denir) yoluyla folikül büyüklüğü ölçülür. Karından yapılan (abdominal pelvik ultrason) yoluyla da ölçüm yapılabilir ancak transvajinal ultrason kadar net görüntü sağlanamaz bu nedenle genellikle transvajinal ultrason tercih edilir. Ultrason işlemi sırasında ağrı olmaz, kısa ve rahat bir uygulamadır.

Yumurta takibi neden yapılır?
Genellikle ovulasyon indüksiyonu yani yumurtlama tedavisi verilen hastalarda folikül büyütücü ilaçların etkisi ile büyümenin takibi için ve ilaçların dozunun ayarlanması için, folükül yeterli büyüklüğe eriştiğinde çatlatma iğnesinin (hcg enjeksiyonu) yapılması için uygulanır. Nadiren tedavi verilmeyen hastalarda kendiliğinden yumurtlama (ovulasyon) oluyor mu gözlemek içim yapılır. Büyüyen folikül yuvarlak ve keskin kenarlı, siyah renkte izlenirken yumurtlama sonrası şekli bozulmuş, küçülmüş, sönük şekilde izlenir.
Ayrıca tüp bebek uygulamalarında yumurta toplama (opu) amacıyla yumurta takibi yapılır. Foliküllerin sayısı ve büyüklükleri belirlenir.

Test üreticileri bunun sadece kabaca

Aşılama (intrauterin inseminasyon) (IUI) işlemi erkeğin spermlerinin rahim içerisine özel ince bir boru ile verilmesidir. Verilmeden önce erkeğin spermleri özel bazı yöntemlerle yıkanıp hazırlanır. Bu hazırlama işleminde spermlerin hareketli ve normal olanları seçilir. Hazırlanmış olan spermler rahim içerisine özel bir enjektör vasıtasıyla verilir ve yumurtaya kolayca ulaşmaları sağlanır. Özellikle nedeni açıklanamayan kısırlık ve sperm sayısı, yapısı ve hareketliliği normalin altında olan hastalarda uygulanmaktadır. Aşılama yapılması için tüplerin açık olması gereklidir, tüplerin kapalı olması durumunda aşılama fayda sağlamaz.

Erkeğin sperm verme işleminden önce 3 gün ilişkiye girmemesi gerekir. Spermi verdikten sonra spermlerden harketli ve normal olanlar seçilerek hazırlanır ve rahim içerisine verilmesi için kadın doğum uzmanına gönderilir. Sperm hazırlandıktan sonra en geç 1 saat içerisinde rahim içerisine verilmesi gereklidir. Rahim içerisine verilirken hasta ağrı hissetmez. Spermler rahim içerisine verildikten sonra hasta 15-20 dakika yatmaya devam eder.

Bu işlem öncesinde anneye bazı ilaçlar verilerek yumurtlama sağlanabileceği gibi, doğal adet dönemlerinde de aşılama yapılabilir. Eğer anneye yumurtlama için ilaç verilmişse yumurtanın içinde bulunduğu folikül adı verilen kesenin çapı 18-20 mm’ye ulaştığında hCG enjeksiyonu (folikülün çatlamasını sağlayan iğne) yapılır. Çatlatma iğnesinden 36 saat sonra yumurtlama olduğu için aşılama da çatlatma iğnesi yapıldıktan 36 saat sonra yapılır.
Her bir aşılama için başarı % 10-15’ler civarındadır ortalama. Genellikle 6 uygulamadan sonra gebelik oranlarının artmadığı bilindiğinden daha fazla aşılama yapmaya gerek yoktur. Çoğu merkezde 3 kez aşılama yapılmasına rağmen gebelik oluşmayan kişilerde genellikle tüp bebek tedavisi önerilir, bazen 6 kereye kadar yapılabilir.

çok büyük kısmında myom dışında kısırlığa

Son yıllarda evde yapılabilen kısırlık testi (infertilite testi) olarak üretilen bazı kitler yurtdışında ve Türkiye’de piyasada mevcuttur. Bu testlerden bazıları sadece erkek kısırlığını test etmek için üretilmiştir (evde sperm testi), erkekteki sperm sayısına göre sonuç verir. Bazı testler ise hem erkek hem kadın için üretilmiştir, kutu içerisinden çıkan bir kit erkek sperm sayısına göre sonuç verir, diğer kit kadının kısırlık (infertilite) problemine dair idrar testidir. Bu testlerle ortalama 1 saat civarında sonuç alınabilmektedir.

Kadında kısırlık (infertilite) problemi veya hamile kalma, doğurganlık kapasitesi bu testlerde kadın idrarında FSH hormon düzeyine dayanılarak belirlenir. FSH kadın doğurganlık kapasitesinin belirlenmesinde kanda düzeyi ölçülen en önemli hormonlardan birisidir. Bu testler FSH hormonu düzeyini ölçmemektedir ancak sadece idrardaki düzeyi hakkında kabaca fikir vererek eğer düzey çok yüksekse ksırlık problemi olabileceği konusunda sonuç vermektedir. Test üreticileri bunun sadece kabaca bir sonuç verebileceğini ve sonucun doktora danışılarak daha detaylı tahlillerle teyid edilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Erkekler için üretilen testler ise erkekteki sperm sayısı kritik değerin altında ise kısırlık problemi olabileceğine dair sonuç vermektedir. Normalde erkekte 1 mililitre semende en az 20 milyon sperm hücresi bulunması gerekir.

Evde yapılan kısırlık testleri ne kadar güvenilir?
Kısırlık testlerin ne kadar güvenilir olduğu tartışmalı bir konudur çünkü bu testler sadece kadın idrarında bulunan FSH hormonu ile erkek sperm sayısına dayanarak sonuç vermektedir. Kısırlık (infertilite) problemi sadece kadındaki FSH düzeyi ve erkekteki sperm sayısına dair belirlenebilecek bir konu değildir.

Daha önce doğum kontrol hapı

MİYOMLAR GEBE (HAMİLE) KALMAYA ENGEL MİDİR?

Miyomlar (fibroid, leiomyoma, myoma uteri, rahimde oluşan myomlar) hakkında, miyom tipleri, tedavileri seçenekleri gibi konularda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu yazıda miyomlar ile kadın üreme fonksiyonları yani kısırlık (infertilite) arasında bir ilişki var mı, miyomlar kısırlığa enden olur mu, ne şekilde etkiler konuları tartışılacaktır.

Miyom kadınlarda çok sık rastlanan bir patolojidir. 20-35 yaş arasındadaki kadınların %20’sinde görülür. Yaş ilerledikçe, myom sıklığında artma olmaktadır. 35 yaş üzerindeki kadınların yaklaşık %40’ında myom vardır. Myomlara en çok 35-45 yaş grubu kadınlarda rastlanır. Bu durumda doğlal olarak hamile kalamama yani kısırlık problemi yaşayan kadınlarda da sık rastlanan bir durumdur myomlar. Ancak kısırlık problemi yaşayan hastalardaki myomlar kısırlık ile ilgili bir etki yaratmakta mıdır yoksa kadınlarda zaten sık rastlandığı için bu hastalarda tesadüfen rastlanmakta mıdır konusu birçok araştırmada tartışılmıştır. Günümüzde bu konuda her konuda olmasa da bazı konularda bir görüş birliği oluşmuştur.

Toplumda bu kadar sık görülen miyomlar kısırlık (infertilite) problemi yaşayan hastaların yaklaşık %10’unda tespit edilmektedir. Ancak myom saptanan bu hastaların zaten çok büyük kısmında myom dışında kısırlığa neden olan net bir sebep saptanmaktadır. Genel olarak kısırlık hastalarının çok az bir kısmında bir myomun kısırlığın nedeni olabileceği düşünülür (kaynak).

Miyomlar ve kısırlık (infertilite) arasında saptanan ilişkiler:
Aşağıda belirtilen maddeler %100 kesin kanıt düzeyinde belirlenen durumlar olmasa da günümüze kadar yapılan araştırmaların “çoğunluğunda” saptanan ve genel olarak görüş birliğine varılan konulardır. İlerleyen yıllarda normal gebelikler, tedavi ile elde edilen gebelikler ve tüp bebek yöntemleri ile elde edilen gebelikler üzerinde yapılan araştırmalar daha net bilgiler elde edilmesini sağlayacaktır.
– Araştırmaların çoğunda rahimin dış tarafına doğru büyüyen (subseröz) myomların kısırlık konusunda problem yaratmadıkları, kadının üreme yeteneğini etkilemediği gösterilmiştir. Ancak rahimin iç kısmındaki boşluğa yani gebeliğin yerleştiği alana doğru (endometrial kavite) büyüyen myomların gebelik elde edilme ihtimalini önemli ölçüde azalttığı bildirilmiştir, bunlara submüköz myomlar denir. Myom nedir yazısında belirtildiği gibi bir de rahim duvarının içerisinde büyüyen içeriye veya dışarıya uzanım göstermeyen myomlar vardır, bu myomların ise genellikle küçüklerinin hamile kalma üzerine etki göstermediği ancak 5 cm’den büyük olanların etki gösterebileceği bildirilmiştir.

Kadınlarda hamile kalmayı

Hamile kalmayı (gebeliği) zorlaştıran veya engelleyen nedenler:
– Düzensiz cinsel ilişki: Gebelik için ideal olan haftada 2 kere düzenli ilişkidir. Eğer çiftler arasında herhangi bir nedenle haftada 1 veya daha seyrek cinsel ilşki meydana geliyorsa hamilelik oluşması zorlaşır, gecikir.
– Yumurtlama döneminde ilişkiye girilmemesi.
– Sigara hamile kalmayı kötü yönde etkileyen bir faktördür.
– Obezite (aşırı kilo, şişmanlık) olumsuz yönde etki eder.
– Aşırı zayıf olmak da olumsuz etki gösterir.
– Emzirme döneminde hamile kalmak zorlaşır ancak emzirme bırakıldığında tamamen normale döner.
– Stres

Hamile kalmayı zorlaştıran veya engelleyen hastalıklar:
– Hiperprolaktinemi (Süt hormonu, prolaktin yüksekliği)
– Troid hormon bozuklukları (Guatr hastalıkları)
– Yumurtalık ve tüpler ile ilgili geçirilen ameliyatlar
– Endometriozis ve Çikolata kisti (endometrioma)
– Rahim içerisinde bulunan septum (perde), büyük myom ve benzeri patolojiler
– Polikistik over sendormu
– PID (rahim ve yumurtalıkları içeren enfeksiyon) geçirilmesi
– Anovulasyon (Yumurtlama olmaması, yumurtlama düzensizliği)
– İleri derecede ciddi kronik hastalıklar (kalp, karaciğer vb.)

Hamile kalmayı zorlaştırmayan, etkilemeyen faktörler nelerdir?
Bazı faktörler sanılanın aksine hamile kalmayı engellemez, kısırlık (infertilite) problemine sebep olmaz, bunlar:
– Daha önce doğum kontrol hapı, doğum kontrol iğnesi kullanmış olmak
– Adet geciktirici veya adet söktürücü benzeri hormonal ilaçlar kullanmak
– Daha önce spiral kullanmış olmak
– Kürtaj yapılması
– Düşük yapmak, boş gebelik olması
– Erkeğin erken boşalması
– Antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlar
– Adet zamanında ilişkiye girmek
– Rahim ağzında bulunan yaralar
– Rahim ağzı için yakma ve dondurma tedavileri
– Vajinal akıntı veya mantar
– Genital siğiller (kondilom)
– Rahmin geriye dönük olması (retrovert uterus)
– Ufak myomlar ve rahimin iç tarafında (submüköz) olmayan myomlar hamile kalmayı etkilemez
– Folikül kisti, korpus kuteum kisti, korpus hemorajikum gibi basit yumurtalık (over) kistleri kısırlığa neden olmaz. Ancak çikolata kistleri (endometrioma) tüplerde yapışıklık yaratarak kısırlık problemine neden olabilirler.
– Adetlerin aşırı ağrılı olması veya ilşki sırasında ağrı olması kısırlık (infertilite) ile ilgili değildir.
– Vajinal estetik ameliyatları (dudakların düzeltilmesi vb.) ileride hamilelik olıuşmasını etkilemez.